BİZİ TAKİP EDİN
Basın 01 OCAK 2017 / 00:00

Suruç Patlaması ve devamında yaşanan hadiselere dair basın bildirimiz

Son günlerde önce Suruç’ta daha sonra sırasıyla Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan elim terör saldırılarına dair basın açıklamamızdır.

20 Temmuz 2015 günü Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleştirilen bir basın açıklaması sırasında patlatılan bomba 32 tane gencimizin bedenlerini bizlerinse yüreklerini parçalamıştır.

Gün; “Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın, haksız yere bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir can kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur.” kutsal kelamından aldığımız şuurla, hele ki bu denli alçakça bir yöntemle katledilerek gencecik insanlar üzerinden bütün ülke sathında bir gerginlik ve çatışma ortamı oluşturmaya çalışanlara karşı tam da hedeflenenin aksine bir ve birlik olma günüdür.

Yaşadığımız coğrafya üzerine oynanan oyunlar, yanı başımızda her gün onlarcası yüzlercesi katledilen, birbirlerine kırdırılan kardeşlerimizin, komşularımızın, akrabalarımızın hali, Anadolu’ya da bu akıbeti uygun gören kimilerinin iştahını kabartsa da biz biliyoruz ki; bu coğrafya, kardeşliğin, barışın ve hoşgörünün vatanı olarak kalacak ve daha önce defalarca olduğu gibi bir kez daha bütün dünyanın umut ışığı olacaktır.

Gençlerin hayatları üzerinden yerel ve uluslararası siyasetlerini güden, ülkemizin 13 yıl sonra içerisinde bulunduğu siyasi belirsizlik atmosferinden güç alarak elini güçlendirmeye çalışanlar da, hayal kırıklığından başka bir şey elde edemeyeceklerdir.

Bu bağlamda toplumun her kesimini özellikle, toplumu temsil makamında bulunan siyasi parti liderlerini ve STK sorumlularını konuyla ilgili sağduyulu ve tansiyonu düşürücü açıklamalar yapmaya davet ediyoruz.

Yalnızca eylemi gerçekleştiren katillerin değil, bu sistematik katliamların gerçekleşmesinde rol oynamış tüm kişi ve unsurların bir an evvel ortaya çıkarılarak toplum vicdanının rahatlatılmasının ise devletimizin sorumluluğunda olduğunu vurgulamak istiyoruz.

Ölen çocuklarımıza, çıkan çatışmada şehit düşen Jandarma Onbaşı Müsellim Ünal’a ve bu sabah evlerinde şehit edilmiş olarak bulunan iki polis memurumuza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyor, bu alçak eylemleri gerçekleştiren, destekleyen ve gençlerimiz üzerinden kanlı hayaller kuran tüm kesimleri bir kez daha lanetliyoruz. 

Başımız sağolsun !